Şanlıurfalı gazeteci Şükrü Dolaş, kaleme aldığı son köşe yazısında, son günlerde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde kulaktan kulağa yayılan ve kamuoyunu meşgul eden "kaset" iddialarını değerlendirdi. Dolaş, "Kaseti gören var mı?" başlığıyla yayımladığı yazısında, ilçede asılsız iddialarla yürütüldüğünü öne sürdüğü karalama kampanyalarına ve bunun toplumsal ile ekonomik etkilerine dikkat çekti.
Gazeteci Dolaş, dijital çağda olunmasına rağmen geçmişteki siyasi şantajlardan ötürü bu tür olguların hâlâ "kaset" olarak adlandırıldığını belirterek, Siverek'te son on beş gündür somut bir kanıtı olmayan nahoş görüntü iddialarının konuşulduğunu ifade etti.
"GÖZÜMLE GÖRMEDİĞİM ŞEYE 'GÖRDÜM' DİYEMEM"
Dolaş’ın yazısı şu şekilde:
“Kasetin yerini dijital görüntüler almasına rağmen, hâlâ ağız alışkanlığından olsa gerek “kaset” diyoruz. Ya da geçmişte birçok siyasetçinin canını yakan montajlı görüntüler nedeniyle, seçim dönemlerinin en kirli işlerinin adı hafızamızda “kaset” olarak kaldı.
Son günlerde bu kaset furyası, daha doğrusu varlığından söz edilen nahoş görüntüler, Siverek halkının büyük bir bölümünün dilinde dolaşıyor. Herkes “Kaset var.” diyor. Neredeyse bazıları belediye hoparlöründen duyuracak ya da tellal çağırtacak.
Onlarca kişi bu görüntülerin varlığını bana sordu. “Bilmiyorum.” dedim. Ben gözümle görmediğim hiçbir şeye “Gördüm.” diyemem.
Vatandaşlar ise ısrarla, “Var abi.” diyor.
Doğal olarak ben de soruyorum:
“Peki nerede? Kim görmüş?”
Hepsi ağız birliği etmişçesine aynı cevabı veriyor:
“Bana bir arkadaş dedi.”
Peki kim bu arkadaş?
Cevap yok.
Hayali isimler sıralanıyor. Yani ben birine kızmışsam onu da bu söylentinin içine katabiliyorum.
Yapmayın Allah aşkına…
Hepsinin çoluğu çocuğu var, aileleri var, akrabaları var. Ne olur kimsenin ismini telaffuz etmeyin. Vicdan var, merhamet var. Kendinizi ismini verdiğiniz insanların yerine koyun. Böyle bir söylenti sizi yıkmaz mı?
Siz de kimseyi yıkmayın. Elinizi vicdanınıza koyun. Başkalarının söylemlerini dillendirmeyin. Bunun vebali ağır olur.
Yaklaşık on beş gündür bana bu kaset işi soruluyor. “Bilmiyorum.” dediğimde sanki bir suç işlemişim gibi hemen burun kıvırıyorlar:
“Sen gazetecisin, nasıl bilmiyorsun?”
Ben de aynı soruyu soruyorum:
“Peki bu görüntüleri gözünle gördün mü?”
Cevap yine yok.
Maalesef diyorum; Türkiye’deki kirli şantaj yöntemleri Siverek’e de sıçramış görünüyor. Kimsenin bir görüntü gördüğü yok. Buna rağmen Allah korkusunu ve vicdanını kiraya verenler, durmadan bu görüntülere yeni isimler ekliyor.
İsmi geçen kişilere dikkat ettim. Her biri Siverek’te yatırım yapmış, onlarca insanın ekmek yemesine vesile olan insanlar.
Aklıma gelmedi değil…
Acaba birileri, var olduğu iddia edilen ama kimsenin görmediği bu görüntülere insanların isimlerini kasıtlı olarak ekleyip ekonomik gelişmelerin önüne set mi çekmek istiyor?
Olmaz demeyin…
Vallahi bu da olur yani…”
Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum